
Şampiyonlar Ligi bu sene epeyce sürprizli geçiyor. Zürih’in Milan’ı San Siro’da yenmesinden sonra bu hafta da sürprizler ara vermedi. Real Madrid’e konuk olan Milan’ın tarihi fark yiyebileceğini bu blogda okumuş olabilirsin. Milan afiyetle yedirdi o lafı bana! Madrid’den 3-2′lik galibiyetle dönüyorlar. Dida’nın Raul’e ikram ettiği ilk golün altında kalmayan Cassilas önce Pirlo’nun kuş uçusu beş dakikalık mesafeden attığı topu içeri aldı, ardından da yanlış çıkarak Pato’ya kaleyi açtı. Kalecilerin düellosu şeklinde geçen maç Leonardo’ya yeni ihtiyaç kredisinin müjdecisi oldu.
Bordeaux evinde Bayern’i 2-1 yenerken 2 de penaltı kaçırdı. Butt aynı köşede iki penaltıyı çıkararak geceye damgasına vurmasına rağmen, takımın geri kalanı mağlup sayıldığından o da yenilmiş sayıldı. Ciani 5. dakikada kendi kalesine gol atıp Almanları sevindirse de az sonra rakip ağları da görerek ’sonunda Almanların kazanmasına’ engel olan yolu açtı.
Milan’ı İtalya’da yenen Zürih, İtalyan ekibine Fransa’da yenilen Marsilya’yı ağırladı. Gabriel Heinze’nin sağ ayağı 3 puanı Fransa’ya ihraç etti. Bir de özetlerde fark ettim, maçın oynandığı stadyumda tribünlerin sahaya mesafesi APS ile iki gün herhalde!
Atletico Madrid’in bu seneki alçak sürünmesi devam ediyor. Londra’da Maviler’den 4 yediler! Fatih Terim gelse kurtaramaz onları… Sürprizlerin başlangıcı bu hafta Kop tribününün önünde cereyan etti. Lyon, Anfield’de Liverpool’u 2-1 yendi. Benitez için sona doğru koşar adım. Üstelik bu kez gollerde balon etkisi de yok. Aynı gün Rubin Kazan, Barselona’yı İber Yarımadası’ndan Karadeniz’e dökmeyi bildi. Gözümüz aydın, Gökdeniz milli kahraman! Londra’daki Chelesea maçından önce kendisi üzerine bahis oynayan Sergen Yalçın gibi o da parsayı toplamış mıdır merak ettim şimdi. Dinamo Kiev’in Inter Milan deplasmanında bir puan çalmasına ne demeli? Mourinho Avrupa Kupaları’nda 8 maçtır 3 puan göremedi. Bünyede hafif kaşıntılar başlamıştır. Rangers’ın evinde Unirea Urziceni’den dört yemesini de müsadenle sürprizlere eklemek isterim. Bildim bileli Avrupa’da hüsranın diğer adıdır İskoçların antipatiği.


Sali gunku maclar cok guzeldi bu hafta. Carsamba maalesef Besiktas’in 0-0′inda bogulup gittik.
Sali gunu Rangers maci 1-1′di, birbirinden guzel gollerle 4-1′e getirdi Unirea, Romanya’nin sampiyonu, Rangers da kendi sahasinda iki macta 8 gol yemis oldu, tek puanlari deplasmanda Stuttgart’dan. Onlara da Sevilla ayni tarifeyi cekmis oldu.
Daha sonra tabii ki Kazan macindayiz, Tatarlar son yillarin en buyuk surprizini yaparak bizim basinin deyimiyle Nou Camp’da Katalanlari “Barca”ladilar. Hem de Gokdeniz’in goluyle. Hemen not duselim gecen sene de Shahtar gardini dusurmustu son sampiyonun… Inter Kiev berabere bitince isler karisti bu grupta. Shevo’yu Kiev formasiyla gorunce birden eski mac gosteriyor zannettim televizyon…
Cogu zaman kizariz kalecilere, ozellikle de Rustu’nun yedigi gollere mesela, ama Milan’in yedigi o ilk gol evlere senlik degil miydi allah askina. Raul hala gollerine devam. Ama Milan pes etmeyerek bir diger Ispanyol devini daha Ispanya’da devirdi. Ispanya’nin tek kazanani yukarida degindigimiz uzere Sevilla, zira Atletico da Londra’da dort yedi…
Salinin kapanisi cok guzeldi. Oncelikle malum nedenlerle sevmedigimiz Liverpool’un Anfield’e gomulmesi, umarim bu sene gruplardan cikamazlar. Lyon’un uzatmalardaki golu kaymakli ekmek kadayifi oldu. Debrecen de bir gol daha buldu ama beraberlige vakti yetmedi.
Olympiakos da uzatmalarda uc puana uzandi. Ayni dakikalarda AZ Arsenal’e karsi beraberlik golunu atinca Koeman’in sahaya daldigini gorduk…
Keyifli bir futbol gunuydu vesselam…
gerçekten çok ilginç ya