
Yok arkadaş bu adamlar bize nazire yapıyor. Olmaz, olamaz imkânsız diye mırıldanası geliyor insanın sürekli. Dörder biten Liverpool-Arsenal maçı ile Real Madrid-Getafe maçlarını dönüşümlü gördükten sonra şuna kesinkes karar verdim; ya bu adamların maçlarını banttan biraz yavaşlatarak ya da ülke sınırları içerisinde futbolumsu çabaları gene banttan ancak bu kez birkaç adım hızlandırarak seyretmek gerek. En güzeli TV yöneticilerimiz ya bu maçları vermesinler ya da bizimkileri. Dün akşamki iki maçı hasbelkader izlemiş hangi insanoğlu birinci ligimize “süper lig” diyebilir bu andan sonra. Ada’da futbol başka bir boyuta taşınmıştır. Chelsea-Liverpool Şampiyonlar Ligi eşleşmeleri, yıldızların makine düzeni içerisinde parladıkları Manchester United örneği ve Arshavin’in patladığı Arsenal vak’ası bunun en güzel ispatı. Ulan Arshavin patlayacak, dört gol atacak başka maç mı bulamadın! Madrid’de de Kop’un seyrettiğinden daha az heyecanlı bir maç yoktu. Real Madrid belalısı Getafe’yi ağırladı. Konuk ekip son on dakikada yakaladığı penaltı ile üç puanı alma seçeneğine varım dese belki de Higuain o muhteşem golü çatala bırakamayacaktı. Futbolun 90 dakika olduğunu bir kez daha tescilleyen iki maça tanıklık ettik. Futbola doyduk, haydi çekinmeden yazayım; yaşadığımız şey futbol orgazmıydı.

