
Napolili Lavezzi’nin Maradona hayranlığı…

Napolili Lavezzi’nin Maradona hayranlığı…
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Uzun, çok uzun bir ara oldu. O kadar uzunmuş gibi posta görsel eklemeyi bile aramam gerekti. Biraz da wordpresse olan kıllıktan tabi, göz görüp beyin algılamamıyor mu nedir?. Üstelik uzun olduğu kadar nedensizdi bu ara. Tembellik, bir bunalım durumu, yoğunluk, sağlık vs. gibi geçerli bir nedenim olmadan ‘bloglama’ya ara verdim. Bu arada mail atarak yoklama çeken herkese bir kez daha teşekkür.
Şimdi yeniden, bir kez daha buralardayım. Yazarım, okursun, yazarsın, okurum, konuşuruz…
Görüşürüz…
Hayat kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »



Uzun zamandır, bu düzeydeki bir maçta bu denli insanlık dışı bir görüntüye şahitlik ettiğimi hatırlamıyorum. Real Madrid Getafe maçının sonlarına doğru gelişen Getafe atağında önündeki rakibini iterek penaltıya sebebiyet veren Pepe pozisyonda kendisini attığını düşündüğü meslektaşına yukarıdaki muameleyi uygun gördü. Salladığı iki tekmeden biri rakibinin başına gelse sonucu düşünmek bile istemiyorum. Yetinmeyip bir de yumruk sallaması da cabası. Doğrudan kırmızı kart gördü doğal olarak. Bakalım federasyonun cezası ne olacak. Bir elin parmaklarından fazla maç ceza alacağını tahmin ediyorum.

Brezilyalılar rahat insanlar. Bu rahatlıkları günlük yaşamlarında ortaya çıkmıyor sadece, futbol sahalarındaki inceliklerin de kaynağı oluyor aynı zamanda. Üstelik gördüğün gibi Güney Amerika’nın bu sıcak ülkesinin sadece futbolcuları da rahat değil. Haydi Dinho sponsorunu öne çıkarmak için o bandanayı takmış, peki Perreira güneş gözlüklerine ne demeli?
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »


Gündüz maçlarında atmosfer olmaz diyenler için geliyor…
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

İkisi de oynadıkları dönemde önemli isimlerdi. Hangisinin daha önemli olduğu bu postun konusu değil, zaten ortada tartışılacak bir durum da yok! Şimdi her ikisi de ulusal takımlarının başında teknik adamlık gömleğini giyiyor. Aktif futbolculuk sonrası ara dönemde çekilmiş bir fotoğraf. Maradona ve Dunga 2006’da Fox Sports’un bir organizasyonunda karşı karşıya gelmiş. Brezilya-Arjantin rekabeti bitmez…

Yok arkadaş bu adamlar bize nazire yapıyor. Olmaz, olamaz imkânsız diye mırıldanası geliyor insanın sürekli. Dörder biten Liverpool-Arsenal maçı ile Real Madrid-Getafe maçlarını dönüşümlü gördükten sonra şuna kesinkes karar verdim; ya bu adamların maçlarını banttan biraz yavaşlatarak ya da ülke sınırları içerisinde futbolumsu çabaları gene banttan ancak bu kez birkaç adım hızlandırarak seyretmek gerek. En güzeli TV yöneticilerimiz ya bu maçları vermesinler ya da bizimkileri. Dün akşamki iki maçı hasbelkader izlemiş hangi insanoğlu birinci ligimize “süper lig” diyebilir bu andan sonra. Ada’da futbol başka bir boyuta taşınmıştır. Chelsea-Liverpool Şampiyonlar Ligi eşleşmeleri, yıldızların makine düzeni içerisinde parladıkları Manchester United örneği ve Arshavin’in patladığı Arsenal vak’ası bunun en güzel ispatı. Ulan Arshavin patlayacak, dört gol atacak başka maç mı bulamadın! Madrid’de de Kop’un seyrettiğinden daha az heyecanlı bir maç yoktu. Real Madrid belalısı Getafe’yi ağırladı. Konuk ekip son on dakikada yakaladığı penaltı ile üç puanı alma seçeneğine varım dese belki de Higuain o muhteşem golü çatala bırakamayacaktı. Futbolun 90 dakika olduğunu bir kez daha tescilleyen iki maça tanıklık ettik. Futbola doyduk, haydi çekinmeden yazayım; yaşadığımız şey futbol orgazmıydı.
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Joe Cole’un maçtan sıkıldığı belli. Elindeki aletteki oyunları da bitirmiş gibi gözüküyor. Ancak gene de böyle ağız açılmaz ki. Esnerken sakatlanan ilk futbolcu olacak. Ya da Chelsea tribünlerinin parmağı olmayan ilk ‘Chelsea Smile’ın sahibi.
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Mario Balotelli özellikle rakip tribünler için pek sempatik bir isim değil. Tribüne dönüp sus yapması, saha içerisindeki antipatik görüntüleri rakip tribünlerin oklarını kendisine yöneltmesi için yeterli oluyor. Ancak oyuncunun üzerine gitmeler sadece deri rengini baz alınca işin tadı kaçıyor. İş basbayağı ırkçılık gibi iğrenç bir hal alıyor. Geçen hafta sonu oynanan ve 1-1 berabere biten Juventus-Inter Milan maçında Juve tribünlerinden yükselen tezahüratlar da bu yöndeydi. Hitler ve Mussolini’yi yaşamış Avrupa’da bu tip olaylara sıfır tolerans olduğunu önceki örneklerden hatırlıyoruz. İtalyan Futbol Federasyonu hemen cezayı yapıştırmış. Torino’nun büyüğü bir maç seyircisiz oynayacak.
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Cannavaro’nun eski, en eski takımı Napoli’ye dönmesi için taraftarın başlattığı kampanyayı seninle konuşmuştuk. Napoli başkanı gider yapıp, ihtiyacımız yok diyince Real Madrid’in önümüzdeki sene kadrosunda düşünmediği İtalyan oyuncu bir başka eski takımının kapsama alanına girdi. Juventus deneyimli oyuncu ile bir yılı opsiyonu iki senelik sözleşme yapmak üzere haberi hemen her yerde. Calciopoli rezaleti nedeniyle küme düşen takımdan ayrılan oyuncunun geri dönmesini taraftar nasıl içine sindirecek bilmiyorum. Ayrıca Cannavaro’nun Serie A sertliğinden epeyce uzaklaştığı bir futbol gerçeği…
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Boca ile River kötü başlayarak, istikrarsız biçimde devam ettirdikleri ligde birbirlerine üstünlük sağlayamadı. Dünyanın en önemli birkaç derbisinden biri olmayı sapına kadar hak eden maçta goller Avrupa görmüşlerden geldi. Evsahibi Boca, uzun sakatlığı sonrası yeni yeni toparlanmaya başlayan Martin Palermo’nun golüyle öne geçmesine rağmen eski Monaco / PSGli Gallardo’nun enfes frikik golü puanları üleştirdi. Böylece sezon kötü ancak derbi galibiyetinin kanaati ile idare etme durumu iki takım için de geçerli olamadı. Evinde Arsenal’i 2-0 yenen Vélez Sarsfield lider durumda. 11. hafta sonunda Independiente’yi deplasmanda 1-0 yenmeyi başaran Colon liderin bir puan arkasında ikinci. River Plate liderin tam 6 puan arkasında beşinci iken Boca 13. sırada. Vélez ile puan farkı da 10.

Sanki biri şampiyonluk peşindeki takımları durduruyor. Bu işlemi de onları kötü futbola sevk ederek ya da Toroman’ın pozisyonunda olduğu gibi ‘akıl tutulması’ anları düzenleyerek yapıyor. Fenerbahçe’nin Ankara macerasını televizyondan, Galatasaray’ın Olimpiyat deplasmanını canlı gözle izledim, Beşiktaş’ın ikinci yarıda haftanın en iyi performansını hak eden futbolunu da Okay Karacan’ın anlatımı ile Lig Radyo’dan dinledim, özetlere evde tanıklık ettim. Sivasspor’un Konya karşısındaki futbolsuzluğunu sadece okudum. Çıkarımım o ki herkeste bir centilmenlik, efendilik; ricaederimbenyememsenyecilik. Bir izzet, bir ikram ki sorma gitsin. ‘Kötü olan kazansın’ denerek başlanacak neredeyse maçlara.
Fenerbahçe’nin Ankaraspor karşısındaki performansını ya da İBB karşısındaki Galatasaray’ın futbol aczini yazmak bile adamı futboldan soğutur. Bu kadrolardan sahadaki futbolu çıkarmak da maharet olsa gerek. İstesen bu kadar kötü oynayamazsın, oynatamazsın. İki bööyük şehir belediyesinin de oynamaya mecali olmayınca tadından çekilmez iki 90 dakika işkenceye dönüştü. Tam da Avrupa transfer piyasasında sözlerin kesildiği dönemdeyiz, yanlışlıkla anlaşılmak istenen teknik adam ya da futbolculardan bazıları bu maçları izlemek istese transfer o dakika sonlanır.
Bülent Korkmaz’ın cesuryürekliği futbolculuğunda kalmış anlaşılan. Aynen Aragones’in sistem takımının Madrid’de kalması gibi. Galatasaray zaten üç düşünüp bir eyleme geçerek hücuma çıkıyor, yanlışlıkla öne geçerse onu da yapmıyor. Tamam kabul, takımın yürümeye hali yok, gidenin gelmesi ancak UPS ya da DHL ile mümkün. Ancak bu kadar korkaklık da fazla be usta! İtalyan kaleci ile defans bloğu arasında mesafe kimi zaman kol boyuna iniyor. Orta alan da onların üç adım önünde. Hal böyleyken ‘koş oğlum Baros işin ne’. Lincoln efendi “ben Florya’dan bu kadar uzağa gideceğimi bilseydim sakatlanırdım” der gibi sahada geziniyor. Elinden geleni yapmaya çabalayan tek isim sadece Çek forvet. Nitekim futbol adaleti ona boş kaleye gol hediye etti. Bu arada Türk futbolseverler Nonda’yı iyi izlesin. Kongolu’dan yavaş bir Afrikalı’ya bir daha rast gelmeye bilirler. Bu sezonki fırsatı kaçırmasınlar! İBB maçının tek kazancı defansta ilk kez 11 çıkan Semih Kaya. Soğukkanlı, mücadeleci, ne yaptığını bilen bir havası var. Elbette fiziğini güçlendirmesi şart. Ancak Kewell’ın tandem oynadığı Hamburg maçında 11 çıksaydı Korkmaz bu hafta Manchester City maçına yardımcı göndermiş olur muydu diye düşünmeden edemedik.
Benzer bir şans da Fenerbahçeli futbolseverler için geçerli. En pahalı Emrah taklidi yapan sanatçı ödülünü alan Güiza’nın ülkemizdeki halleri küçük Emrah filmlerinden daha traji komik hale geldi. Bu gişe filmi de kaçmaz… Aragones’in basın toplantıları da stand-upa dönmek üzere, takipcisiyiz.
Beşiktaş ile Sivasspor ise son altı haftaya girdiğimiz günlerde, işin ciddiyetinden ziyade bahar rehavetindeler sanki. Toroman, Terim’in kendisi ile ilgili tercihini doğrularcasına saçmaladı. Haydi bir kart pozisyon içerisinde olabilir, ancak ikincisi tamamen futbol cahilliğidir. Maçta aynı pozisyonda iki kez kale direklerini sallayan Bursaspor’un da performansı göz ardı edilmemeli. Ertuğrul Sağlam sadece sezon başı Beşiktaş günlerindeki kayıplarla değil, İnönü’den çaldığı iki puanla da eski takını yaktı diyecek miyiz acaba sezon sonu…
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

17 Nisan Cuma
18.00 Kayseri Erciyes – Çaykur Rize (D SPOR)
20.00 Trabzonspor – Gençlerbirliği (LİG TV)
21.30 Schalke 04 – Energie Cottbus (KANAL 24)
18 Nisan Cumartesi
14.00 Adanaspor – Malatyaspor (D SPOR)
16.15 Konyaspor – Sivasspor (LİG TV)
16.30 Wolfsburg – Bayer Leverkusen (KANAL 24)
17.00 Middlesbrough – Fulham (SPORMAX)
19.15 Arsenal – Chelsea (NTVSPOR)
20.00 Ankaraspor – Fenerbahçe (LİG TV)
20.00 Grenoble – Toulouse (KANAL A)
21.30 Juventus – İnter (NTVSPOR)
22.00 St. Etienne – Lille (KANAL A)
19 Nisan Pazar
13.00 Lokomotiv Moscow – Zenit (SPORMAX)
14.00 Kartalspor – Boluspor (D SPOR)
15.30 Tottenham – Newcastle United (SPORMAX)
16.15 İstanbul Belediye – Galatasaray (LİG TV)
17.00 Manchester City – West Bromwich (SPORMAX)
18.00 Lorient – Marseille (KANAL A)
18.00 Hertha Berlin – Werder Bremen (KANAL 24)
18.00 Manchester United – Everton (NTVSPOR)
20.00 Academica – Porto (SPORMAX)
20.00 Beşiktaş – Bursaspor (LİG TV)
21.00 Boca Juniors – River Plate (NTVSPOR)
22.00 Bordeaux – Lyon (KANAL A)
22.15 Vitoria Setubal – Benfica (SPORMAX)
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

River Plate’in tarihe en büyük başarısızlık olarak not düşülen geçen sezonunun büyük çoğunluğunda takım başındaydı. Sezonu tamamlayamadan kovulmuştu Diego Simeone. Her ne kadar bir ara Lazio’nun Serie A’daki kötü gidişi esnasında İtalya başkentinde ziyaretlerde bulunsa da River’dan sonra çalıştıracağı takım bir diğer Arjantin ekibi olacak. Ligde aradığını bulamayan, bunun üzerine bir de Copa Libertadores’den elenen San Lorenzo’nun başına geçecek önümüzdeki hafta. Bu transferi açıklayan ise kulübün başkanı Rafael Savino. San Lorenzo’da pazartesi işe başı yapacak genç teknik adamın yardımcılıklarını ise eski Arsenalli Vivas ile Inter Milanlı Andres Guglielminpietro yapacak.
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Yakın zamanda Buffon’un çocuğu ile olan ilişkisine Türk Usulü Ebeveyn başlığı altında değinmiştim. Beckham da ufaklıklarından biri ile benzer bir diyalog kurmuş…

Verirse NTVSpor verir umudu ile bir haftadır kanalın haftalık program akışına bakmayı ilk iş edinmiştim. Mutlu haber geldi; Boca-River derbisi 19 Nisan Pazar NTVSpor’da saat 21:00′da canlı canlı…
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »

Kariyerinin son senelerini Katar’da geçirerek banka hesaplarındaki sıfır sayısını artırmaya çabalayan oyunculara bu yaz bir yenisi daha eklenecek gibi gözüküyor. Real Madrid’in eskimeyen sağ beki Michel Salgado sezon sonunda Santiago Bernabeu’dan ayrılacak. İstikamet Al-Rayyan, 10 milyon €’luk bir transfer geliri sağlayacak İspanyol oyuncu. 33 yaşındaki sağ bekin 2011 yılına kadar sözleşmesi olmasına rağmen daha once Fernando Hierro’nun da formasını giydiği kulübün transferi teklifi reddedilecek gibi değil.
Futbol kategorisinde yayınlandı | Leave a Comment »